17 Mart 2017 Cuma

Aspidistra - III

Üşüyen ve titreyen ellerle bas çalınabilir mi? Teller her zamankinden daha sert hissediliyor, nasırlı parmak uçları, nasıra rağmen buz gibi hassaslaşmış. Kafadaki melodilerin hiçbiri notalara dökülemiyor, bir yerlerde kıpırdayamayan parmaklar engelliyor. Gene de soğuğa, buz gibi bas tellerine, ısınmayan ellere rağmen iki nota ile şarkı kaldığı yerden devam edebiliyor. Müziğin kaprisi yok.

Çıkışın olmadığını anladığında ve de gördüğünde, olduğun yerde dönüp dolaşsan da, bağırsan çağırsan da, atlasan zıplasan da, ıkınsan sıkınsan da bir milim kıpırdayamazsın yerinden.

Ve her şeyi belki de tekrar tekrar yaşayacaksın tıpkı diğer herkes ve her şey gibi. Güneşin altında yeni hiçbir şey yaşanmıyor, yaşanmayacak da… Karakterler farklı olsa da olaylar aynı. Yapıp edilenler tekrar tekrar başa saracak.

Üzülmeye değer mi? Ya da yaşanan tek bir anı mahvetmeye? Güneş sıcak, çayını eline aldığında ve güneşi teninde hissettiğinde geçmişle gelecek tek bir noktada birleştiğinde, geri kalan her şey toza dumana sarsa da, tek bir anın şerefine, kafayı gömmek gerek derine…

0 yorum: